08/12/2019

KIRK YIL HATIR

Reşat AYAZ

30 Eylül 2014

Günlük yaşantımızın vazgeçilmezi olan kahvenin, zararları ve yararları konusunda bilim adamları yıllara dayanan araştırmalar yapmışlar ve sonucunu özetle aşağıda sunarak sizlere bu konuda bilgiler vermek istiyorum.

Ülkemizde çaydan önceleri de kahve kullanılırmış, hatta bundan esinlenerek Kahvehanelerin adı konulmuştur.

Kahvehane ne anlama geldiği hepimizce bilinmektedir. Kahve yapılan ve kahve satılan yer olarak hayatımıza girmiştir.

Yine evimize yada işyerimize gelen misafire ilk ikram edilecek şeyin kahve olduğu, herkes tarafından bilinir.

Kahve o kadar çok hayatımıza girmişki, hep atasözü olarak bizlere söylenir "bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır" diye.

Bu kadar hatırlı başka bir ürün yoktur. Ülkemizde olay daha ileri boyutlara varmış, kahvenin üretimi başka ülkede de olsa adını Türk Kahvesi olarak duyurmuş ve Dünyaca kabul edilerek günümüze kadar gelmiştir.

Birçok yerde Kahve hakkında methiyeler yazılmış,roman ve hikayelere konu olmuş bu ünlü içeceğimiz hakkında bildiklerimiz ve bilmediklerimiz nelerdir.?Kısaca zararları ve yararları nelerdir?

Aşırı kahve tüketimi kalbin ritmini olumsuz yönde etkiliyor. Kahvenin içerdiği kafein fazla tüketildiğinde, kalpte ritim bozuklukları meydana gelebiliyor. Düzensiz kalp atışları kalp çarpıntısına ya da taşikardi gibi rahatsızlıklara neden olabiliyor. Doktorlar özellikle kalp hastalarının sınırlı miktarda kahve içmelerini tavsiye ediyor.

Düzenli olarak günde dört beş bardak kahve içenler üzerinde yapılan araştırmalarda kandaki basınç, yani tansiyon hızla yükseldiği görülmüştür.

Kahve, ülser gibi mide rahatsızlıklarına neden olmasa da, bu hastalıkların varlığında kötüleşmesini tetikliyor. Kahve, midenin asit salgılamasını uyarıyor.

Uzmanların bir kısmı kahvenin vücutta sıvı kaybına neden olduğunu savunurken, bir kısmı da bu kaybın önemsiz derecede az olduğunu savunuyorlar, sa da bana göre kahve içmeden önce bir bardak su içmekte yarar var.

Kahve uzun zamanlardan beri migreni tetikleyen uyarıcıların başında sayılıyor. Kahvenin bileşenlerinin beyinde bulunan kan hücrelerini tetikleyerek migrene neden olduğu, araştırmalarda görülüyor.

Kahvenin içinde bulunan,Kafein, vücudun demir ve diğer besinleri emmesini engelliyor. Ayrıca, kalsiyumun idrar ile vücuttan atılmasına neden oluyor. Bu da osteoporoz (kemik erimesi) riskini artırıyor.

Uzmanlar, Günde üç fincan veya daha fazla kahve içmenin, kadının doğurganlık oranını azatlığını söylüyorlar.

Günümüzde kahve çoğu insan için vazgeçilmez öneme sahip.

Sabahları güne başlamak, uyanık kalmak ya yemeklerden sonra, arkadaş sohbetlerinde ya da sadece keyif için kahve içiliyor. Ancak tarihi uzun yıllara dayanan kahvenin tek özelliği, tadı ve hoş kokusu değil. Kafeinden kaynaklandığı konusunda görüşler öne sürülmektedir.

Kafeinin yorgunlukla baş etme etkisi olduğu araştırmalar sayesinde biliniyor. Bazı araştırmalar günde 3 fincan kahvenin Alzheimer hastalığı riskini azalttığını göstermektedir.

İngiliz bilim adamları, çay ve kahvenin içerdiği kafeinin beyin kanseri riskini azalttığını ortaya koymuşlar.

Yeşil ve siyah çay gibi, kahve de antioksidanlar içeriyor. Bu da kansere yol açan hücrelerin çoğalmasını engelliyor.

Migreni olumsuz yönde etkileyen kahve, şaşırtıcı bir biçimde baş ağrısına iyi geliyor. Baş ağrısı ilaçlarında bulunan bazı maddeleri içeren kahve, ağrı kesicilerle kıyaslandığında, yüzde 40 oranında baş ağrısında daha etkili oluyor.

Kahve konsantrasyona yardımcı oluyor. Yapılan araştırmalarda, okul çağındaki çocukların az miktarda kahve ile süt içtiklerinde sabahki derslerinde daha başarılı oldukları görülüyor.

Düzenli kahve içenlerin siroz gibi karaciğer rahatsızlıklarından daha az şikayet ettiği görülüyor.

Kadın vücudu erkeğe kıyasla iki kat daha fazla safra taşı üretiyor. Günde dört bardak kahve içen kadınların içmeyenlere oranla yüzde 25 daha az safra taşından şikayet ettiğini bildiriyorlar.

Yapılan çalışmalarda bilinenin aksine; kahvenin selülite karşı faydalı olduğu görülüyor.

Kahvenin prostat kanseri riskini azaltabileceğini uzmanlarca söylenmiştir.

Araştırmacılar, kahvenin genellikle sarılık hastalığından ileri gelen ikinci tip şeker hastalığı riskini de azalttığını düşünüyor.

Bu konuda araştırma yapan Uzmanlar, her şeyin olduğu gibi kahvenin de ölçülü tüketilmesi gerektiğini de hatırlattı.

Çoğu zarar azı karar.Lütfen ölçüyü kaçırmayalım.söylemesi bizden.

Sağlıklı ve Mutlu günler dilerim.

Reşat AYAZ

resat@cagsu.com

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!

Yorum yazın

İsim (Gerekli)
Yorumunuz (Gerekli)

Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

Yazarın diğer yazıları