23/10/2019

ZİÇEV HARİKALAR YARATIYOR – 3

Nilgün ÖZERDOĞAN

3 Şubat 2016

Geçen haftadan devam ediyorum.

…/.

Bizde yaş sınırlaması yok, 0 yaştan ileri yaşlara kadar eğitime alıyoruz. Biz tek şartımız zihinsel engelli olması. Bunun yanında hem zihinsel engeli olup da, ayrıca hem bedensel engelli olan çocuklarımız da var. Fizyoterapistimiz, özel eğitimcimiz, çocuk gelişimcimiz, okul öncesi eğitimcimiz bu çocuklarla çok yakından ilgileniyorlar.

Bu çocukları Çeşme, Mersin, Silifke, Kuşadası Davutlar'da bulunan deniz kamplarına gönderiyoruz. Deniz görmeyen ve ailesinin imkanı olmayan bu çocuklarımızı beden eğitimi öğretmenlerimizin nezaretinde veya diğer öğretmenlerimizin gözetiminde tatillere gönderiyoruz. Ağır engelli olan çocuklar da ailesi ile gelirler.

Bizim tatilimiz hiç yoktur. Öğretmenlerimiz sırayla izin alırlar. Sadece aşırı soğuklarda tatil ederiz. Ne yaz tatili, ne de sömestr tatili yaparız. Bütün yıl boyunca Cumartesi Pazar hariç her gün 09.00-17.00 arasında çalışmalarımız sürer.

Biz sadece bu çocuklar için çalışmıyoruz. Halkımızı da bu konuda aydınlatmak amacıyla iki yıl önce İstanbul'dan bir profesör getirdik. Bolu çapında konferanslar hazırladık. Bu çocuklara da cinsel eğitim konusunda konferans yaptık.

Hayırseverlerimizin bağışları ile yemek, çay, kermes organizasyonları gelirlerimizin bir kısmını oluşturuyor. Ayrıca bu çocukların atölyelerimizde çalışarak el becerileri ile yaptıkları ürünlerimizi pazarlıyoruz. Tarhanamızı bile kendimiz yapıyoruz, fazlasını da satarak gelir elde ediyoruz. Hayırseverlerimiz çok sağ olsunlar bize un ve yoğurt bağışlıyorlar, biz de tarhana yaparak değerlendiriyoruz. Okulumuzun bahçesinde meyve ve sebze yetiştiriyoruz, buradan da kendi ihtiyaçlarımızın bir kısmını karşılıyoruz. Yani sizin anlayacağınız her şeyi değerlendiriyoruz. Bir de dükkanımız var, buradan az da olsa bir kira gelirimiz var.

Bolu Belediyesi de bize bir servis arabası tahsis etti, ayrıca her gün 15-20 kişilik yemek veriyor. Ancak biz bu yemeği öğrencilerimize veriyoruz. Çalışanların ve öğretmenlerin yemeğini Vakıf karşılıyor. Bolu Belediyesi'ne ve hayırseverlerimize bize verdikleri destek ve yardımlardan dolayı çok teşekkür ediyorum."

Züriye Hanım'ın bu açıklamalarını sizinle paylaşırken ben de çok güzel bilgiler edindim. Bolu halkının da ne kadar çalışkan ve hayırsever olduğunu yakından görünce çok mutlu oldum. Bu fedakar insanların çalışmalarını anlatmanın adeta bir görev olduğunu düşündüm.

25 yıldır inanılmazı başaran Züriye Hanım'ın başkanlığındaki ZİÇEV'de, bugüne kadar yılmadan çalışan bütün yönetim kurulu üyesi bu güzide insanlara hayran olmamak elde değil. İnsan bunları gördükçe, ben de bir şeyler yapmalıyım hissine kapılıyor.

Rahmetli Nebahat Özer Hanım - ışıklar içinde yatsın - 1991 yılından 2010 yılına kadar Vakıfta başkanlık yaptı ve ölene kadar bu Vakıf için çalıştı. Evinden çıkamayacak kadar yaşlandığında bile telefonun başında oturduğu yerden Vakfa gelir sağlamak için masa örtüsü, havlu, mutfak önlükleri gibi ürünleri satmak için tanıdıklarını arıyordu. Beni de her yıl telefonla arardı, şimdi Ondan aldığım masa örtüsü, önlük ve mutfak havlularını gördükçe kendisini sevgiyle anıyorum. En son ziyarete gittiğimde elinde büyüteçle Şu Çılgın Türkler kitabını okuyordu. Çok özel, çok çalışkan, çok tatlı, aydın ve herkese örnek olan nadir insanlardan biriydi. Bugün Nebahat Hanım'ın başlattığı bu kutsal görevi, bir başka değerli güzide insan Züriye Hanım artan bir başarıyla sürdürüyor.

Züriye Hanım'ın ZİÇEV'le ilgili iki hayali daha var. Aslında Züriye Hanım'ın çok büyük hayalleri var. Zaten her şey önce hayal etmekle başlarmış. Dağkent'teki okullarının yanında 500-600 metrekarelik bir yerleri varmış, 60 kişi seyirci alabilecek bir spor salonu yapmayı arzu ediyorlar. Bu çocukların genelde bedensel engelleri olmadığı için vücutları sağlam oluyor ve spor yapmaya çok elverişliler. Şimdi Bolu'lu hayırseverlerden bir sponsor arıyorlar ve yapılacak spor salonuna bu kişinin ismini vermek istiyorlar. Bir diğer hayali de Bolu, Bartın, Adapazarı, Zonguldak İllerine hitap eden yatılı bakım evi tarzında bir bölge okulu yapmak. Gerçekten ne kadar güzel olur değil mi?

Bugüne kadar 25 yıldır gece gündüz demeden, hiçbir menfaat beklemeden, üstelik kendi ceplerinden para harcayarak topluma bu kadar yararlı olan Züriye Doğanuz, Nurten Şenocak, Hikmet Manaz, Maide Ayca, Zehra Erhendekçi ve Nihat Çalışkan'ın huzurlarında saygıyla eğiliyorum.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!

Yorum yazın

İsim (Gerekli)
Yorumunuz (Gerekli)

Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

Yazarın diğer yazıları