29/11/2020

İŞ HAYATINDA İZZET BAYSAL’I ÖRNEK ALDIM

20 Ocak 2014 - 00:00
İŞ HAYATINDA İZZET BAYSAL’I ÖRNEK ALDIM

Türkiye Emekli Subaylar Derneği Bolu Şube Başkanı Ahmet Şerafettin Yamaner, 3 ayda bir yayınlanan Birlik Dergisi’nde yazdığı yazıda geçmişten bu güne Bolu’nun sivil toplum örgütlerinde ve iş dünyasında geçirdiği zamanı ve deneyimlerini anlattı. Yamaner iş dünyasında kat ettiği yolu tarif ederken kendisine örnek olarak İzzet Baysal’ı aldığını söyledi.

Yamaner'in 3 ayda bir yayınlanan Birlik dergisinde şu ifadeleri yer aldı;

20 Mart 1949' da Bolu'da doğdum. İlk ve Orta Okulu Bolu'da tamamladıktan sonra Kuleli Askeri Lisesi ve Kara Harp Okulunu bitirdim. 1969 yılından itibaren yurdun çeşitli bölgelerinde görev yaptım. Birinci ve İkinci Kıbrıs Barış Harekatı'na katıldım. ''Kıbrıs Gazisi" beratı aldım. Kıdemli Binbaşı rütbesinde Genelkurmay İstihbarat ve Dil Okulu'nda Tim Komutanı iken rahatsızlandım ve malulen emekli oldum. 1990 yılında Bolu'nun Merkez Çarşısı denilen yerde kuyumcu olan akrabalarımın tavsiyesi ile küçük bir kuyumcu iş yeri açtım. Ben o tarihte Bolu'da 9"uncu kuyumcu idim. Şu anda 50 kuyumcu bulunmaktadır. Halen 3 kuyumcu mağazam bulunmakta ve mağazalarda 25 personel çalıştırmaktayım. 2012 yılında ki vergi sıralamasında da Bolu'daki Şirketler içinde 30'uncu sıraya yükselmenin onurunu yaşadım. İşlerimin başında 1973 doğumlu Makine Mühendisi oğlum Çağlar Yamancr ve 1976 doğumlu İşletme Fakültesi mezunu küçük oğlum Fatih Yamaner bulunmaktadır. Çocuklarım işlerinin yanı sıra birçok sosyal faaliyetlerde de yer aldılar. Bolu'da Doğa Sporları ve Yamaç Paraşütü Derneğini kurmaları, Boluspor Başkan Yardımcılığı ve Boluspor Basketbol Şube Başkanlığı yapmaları, Bolu'nun en büyük Vakfı İzzet Baysal Vakfı'nda en genç mütevelli üyesi olarak yer almaları bunlara örnektir. 1998 yılında Yukarı Çarşıda (Merkez Çarşısı) yapılacak çok şeyler olduğunu gördüm. Yukarı Çarşı eski ve tarihi bir çarşıdır. Çarşıda iş yerleri eski, bakımsız, elektrik ve telefon kabloları örümcek ağı gibi yolların üzerinde, aydınlatma direkleri yetersiz, sokak araları siyah yamalı asfalt iş yerlerinin önlerinde eski, yırtık branda ve gölgelikler, gelişi güzel kurulmuş durumdaydı. Yerli ve yabancı turistler gelip bu manzarayı gördüklerinde yerin dibine giriyordum, dayanamadım. Bunun üzerine 300 esnafın bulunduğu tarihi çarşıda Dernek kurmayı düşündüm. Başkanlığımda sözü geçebilecek esnafları yönetime davet ettim ve "Yukarı Çarşıyı Koruma Güzelleştirme ve Yardımlaşma Derneğini" kurdum. Valilikçe Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına üye olarak davet edildim. Yine Valilikçe Hasta Hakları Koruma Kumluna Vatandaş Temsilcisi olarak davet edildim. Bolu Kalkınma ve Tanıtma Vakfında Genel Sekreterlik yaptım. Halen Yönetimdeyim. Bolu Bağışçılar Vakfında Kumcu üyeyim. SEDAŞ Baş Müdürlüğünü, Telekom Baş Müdürlüğünü ve Belediye Başkanlığını devreye sokarak yeniden proje yaptırıp çarşının alt yapısının (Elektrik-Telefon-Su) elden geçirilmesini sağladım. Belediye Başkanlığı yetkilileri ve 300 esnaf zaman zaman toplanarak yapılması gereken faaliyetleri görüştük. Çarşının siyah asfaltını Belediye'ye kaldırtarak kırmızı tuğla döşenmesini sağladık. Sokak aralarına dekoratif lambalar koydurttuk, yeterli aydınlatma için direkleri fazlalaştırdık. 300 esnafın kapı kenarlarına yerden 2 m. yükseklikte Bayrak mahfelerini monte ettirdik, aynı ebatta Türk Bayrağı ve direğini imza karşılığı esnafa dağıttık. Esnafların uyması gereken kuralları broşür haline getirerek esnafa dağıttık. Bunları yaparken 1999 depremi meydana geldi. Yıldırım Beyazıt Cami ve Taşhan hasar gördü. Cami ve Taşhan orta hasarlı duruma gelince Yukarı Çarşı sessizliğe büründü. Başkanlığımdaki Yönetim Kumlu ile Valiliğe, Belediye Başkanlığına ve Vakıflar Genel Müdürlüğüne yaptığımız onarım müracaatlarımıza para yokluğundan olumsuz cevap geldi. Demek Başkanı olarak Bolu'nun en değerli Mimar ve Mühendisleri ile görüşerek bu tarihi yapıların yapımında yardımcı olmalarım, yapılacak işlerin karşılığı ne ise tarafımızdan ödeneceğini belirttim. Vakıflar Bölge Müdürlüğü ve Genel Müdürlüğü ile onarımla ilgili görüşmeler akabinde protokol İmzaladık. Yerel yazılı ve görsel basını devamlı olarak yanımızda tutarak vatandaşı bilgilendirdik. Müftülük ile irtibata geçtik. Yardım faaliyetleri için banka hesap numaralarını banka giriş kapılarına şehrin belli yerlerine, alışveriş merkezlerine ve gazetelere verdik. Bolulu olup yurt dışında çalışan işçilerin adreslerini Çalışma Bakanlığından alarak Demek Başkanı olarak benim, Belediye Başkanının ve Müftünün imzalarının bulunduğu mektupları adreslere gönderdik. Yapılacak bütün yardımların makbuz karşılığında olacağını aksi halde kabul edilmeyeceğini vatandaşa basın kanalı ile duyurduk. Valilikçe Örnek Dernek payesini aldık. Dürüstlüğümüzle, asker kökenli olmamızla, planlı, programlı ve gayretli çalışmalarımızla her işi kolaylıkla yapabileceğimizi herkese gösterdik. Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kuruluna onay için gittiğimizde emekli bir subayın böyle girişimlerde bulunmasından dolayı takdir ve teşekkürlerini aldım. Hatta Genel Müdürlükçe bana Ankara' da törenle plaket verildi. Bolulular inandılar, güvendiler, 1.2 Trilyonluk birim fiyatla yapılacak olan onarımı 400 Milyara yaptırdık. Açılış konuşmasında bunları detaylı bir şekilde kamuoyuna anlattım. Gazetelerde yayımlandı. Dürüst olmamız, planlı, programlı açık ve her işi kamuoyu ile paylaşarak takip etmemiz ve hatta en önemlisi herkesin bir Emekli Subaya tam olarak güvenmesi ile başarılı olundu diye düşünüyorum. Bolu'da bastırılan "Bolu'dan Yetişen Seçkin İnsanlar" kitabında Ahmet Şerafettin Yamaner hakkında "Yardımsever, Projeleri ile Yön verenlerden" olarak bahsedilmektedir. Hakkımda 6 sayfa yazı yazılmıştır. Yine Bolu'da çıkan Sanat Sokağı Dergisinde '"İçimizden Biri" olarak yaptığım çalışmalardan ve başarılarımdan bahsedilmektedir. Yerel Gazetelerin birinde; "Binbaşılıktan Esnaflığın Zirvesine", "Kuyumculukta Çığır Açanlar' şeklindeki başlıklarla hakkımda makaleler yazılmıştır. Bolu'da bir emekli subay olarak Sivil Toplum Örgütleri içinde ve Kamu Kurum ve Kuruluşları nezdinde itibarlı, güvenilir olmak en büyük zenginlik diye düşünüyorum. İş hayatında İzzet Baysal'ı örnek almam, Baysal'ın dediği gibi "Kimsenin hakkını yemeyelim, hakkımızı da yedirmeydim" den hareketle çalışmam, başarımın önde gelen nedeni olduğuna inanıyorum. 10 sene süre ile Emekli Subaylar Derneği Bolu Şube Başkanlığını yaptım. Dernek Başkanlığımda; 2'nci Komando Tugayı'nın isminin önemini belirterek çok özel bir yere verilmesi için Belediye Meclis Başkanlığı'na yazdığım yazı üzerine, Meclis Üyeleri ile teker teker görüşüp, tarafımızdan yeri belirtilen kavşağa "KOMANDO KAVŞAĞI" isminin verilmesini sağladım. Abant İzzet Baysal Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde Türkiye Emekli Subaylar Derneği Bolu Şubesi tarafından bir oda tefriş edilmiş ve bu odanın girişine konulan tabelada açıklama yapılmıştır. Bolu'da 87 ilköğretim ve Orta Öğretim Okullarının katıldığı istiklal Marşını Güzel Okuma yarışmasının sponsorluğunu başkanı olduğum Bolu Emekli Subaylar Demeği yapmıştır. İş yerlerinin tabela isimlerinin Türkçe olması için Belediye Meclisi'ne yaptığım yazılı ve sözlü müracaatlar oy birliği ile kabul edilmiştir. Kıbrıs'ta Şehit olan Askerlerin Ailelerinin, Kıbrıs'taki mezarlarını ziyaret etmeleri sağlanmıştır. Türk Silahlı Kuvvetleri, Şehit, Bayrak, Atatürk'ü tanımak, Askerimize sahip çıkmak, Vatan, Millet konusunda 300 adet yazım kamuoyuna basın kanalı ile aktarılmıştır. İlimize Sağlık ve Eğitim alanında yüzlerce eser bırakan Devletten çok okulu ve hastanesi olan manevi babamız, en büyük hayırsever Türkiye Büyük Millet Meclisi'nce sağlığında heykeli dikilmesi karan alınan İzzet BAYSAL'ı ve Vakfını muhakkak tanımanızı isterim. İŞTE İZZET BAYSAL'IN 10 ALTIN ÖĞÜDÜ 1 Düşünmeye vakit ayır, düşünce güç için kaynaktır. 2.Eğlenmeye vakit ayır, eğlence gençliğin sırrıdır. 3.Okumaya vakit ayır, okuma bilginin pınarıdır. 4.Duaya vakit ayır, dua güç anlarda direnmenin desteğidir. 5.Sevmeye vakit ayır, sevme yaşamı tatlı kılan şeydir. 6.Anlaşmaya vakit ayır, anlaşma yaşama güzel bir tat verir. 7.Gülmeye vakit ayır, gülme ruhun müziğidir. 8.Vermeye vakit ayır, verme günün aydınlığıdır. 9.İşini iyi yapmaya vakit ayır. İyi iş kişiyi kendine saygın yapar. 10.Teşekküre vakit ayır. Teşekkür yaşam pastasının kremasıdır. Türk Subayı Emekli olmaz emekten olur. Bu nedenle değerli arkadaşlarıma benim de birkaç önerim var: 1.Türkiye Emekli Subaylar Derneği Şubelerine muhakkak üye olalım. 2.İkamet ettiğimiz yerde sosyal aktivitelerde bulunalım. Kazanımlarımızı buralarda gösterelim. 3.Yerel gazetelerde Memleketimiz ve Askeri konularla ilgili örnek olacak yazılar yazalım. 4.Spor Kulüplerine çocuklarımızla beraber üye olalım. 5 Bir iş yeri kurduğumuzda o işin küçüklüğünü düşünmeden en iyisini yapalım. Kuralları uygulayalım. Planlı prensipli çalışalım. 6.Emsallerimizden farklı olalım, fark yaratalım. 7.Atatürk'ün özellikle Askeri Okullarda okutulmasını istediği ve Kitabın başına "Atatürk'ün önerdiği kitap'' yazılı Beyaz Zambaklar Ülkesinde adlı kitabı muhakkak okuyalım, okutalım. Tüm Emekli ve Muvazzaf Subaylarımızı Bolu ‘dan geçerken ağırlamaktan zevk duyacağımı ve sizleri ailemin ferdi olarak kabul edeceğimi bilmenizi istiyorum. Herkese selam ve saygılarımı sunuyorum.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!

Yorum yazın

İsim (Gerekli)
Yorumunuz (Gerekli)

Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.