15/05/2021

BESLENMEDE RENKLERİN ÖNEMİ

Diyetisyen Eda Evren Özdemir

18 Aralık 2020

İnsanoğlu varlığını sürdürmek için temel ihtiyaçlardan biri olan beslenme ihtiyacını karşılamak zorundadır. Ama bu noktada besinlerin ve yemeğin rengi de lezzeti kadar önem kazanmaktadır. Renkler birçok konuda olduğu gibi mutfakta da önemlidir. Yemeğin rengi tüketicilerin aromayı doğru şekilde tanıma yeteneğini etkilemektedir. Renk, alınan hazzı ve lezzeti etkilediği için yemek seçiminde ve tüketiminde önemli bir rol oynamaktadır. İnsanların sağlıklı beslenmesinde farklı renklerdeki bitkisel ürünlerin tüketilmesi üzerine kurulmuş bir beslenme sistemi de bulunmaktadır. Bu sistem gökkuşağı beslenme olarak adlandırılmaktadır. Gökkuşağı beslenmede, renkler kullanılarak günlük olarak yeterli miktarda vitamin ve mineral maddelerin alınması amaçlanmaktadır  Sağlıklı beslenme için renkler yanında besin grubunda çeşitliliklerin olması da önerilmektedir. Meyve ve sebzeler, vitamin, mineral, diyet lifi, polifenoller gibi besin içerikleri yönünden farklı düzeyde içeriklere sahip olduklarından insan beslenmesinde her biri farklı düzeyde katkılar sağlamaktadır .Meyveler, özellikle içerdikleri fenolik bileşiklerin antioksidatif ve antimikrobiyal etkilerine bağlı olarak, sağlık üzerine olumlu etkilerinden dolayı fonksiyonel gıda olarak değerlendirilmektedir. Fenolik bileşiklere, beslenme fizyolojisi açısından olumlu etkileri nedeniyle "biyoflavonoid" adı da verilmektedir.Meyve ve sebzelerde doğal olarak bulunan, oksidasyonu geciktirebilen veya önleyebilen maddeler antioksidan olarak tanımlanmaktadır. Diğer bir ifadeyle antioksidanlar, (metabolik faaliyetleri sırasında meydana gelen ve hücrelere saldırarak yapılarını bozan moleküller olan) serbest radikallerin zararlarından hücreleri koruyan maddeler olarak tanımlanmaktadır .Serbest radikaller vücudun antioksidan aktivitesinden daha yoğunsa dengesizlik meydana gelmekte ve hücrelerde oksidatif hasar oluşmaktadır. Serbest radikallerin neden olacağı (kanser, kalp hastalıkları, damar tıkanıklığı, yüksek tansiyon gibi) rahatsızlıklardan korunmak için meyve ve sebzelerin tüketilmesi önerilmektedir . Antioksidanlar bakımından yüksek içeriği olan yiyecekler, oksijen radikali emme kapasitesi ORAC yüksek olan besinler olarak tanımlanmaktadır. Meyve ve sebzelerin antioksidan kapasiteleri, içerdikleri antioksidan etkili bileşiklerin miktarına ve türüne bağlı olarak olarak görülmelidir.

 Diğer yandan meyve türlerinin farklı renklere sahip çeşitlerinin olması (örneğin, beyaz dut ve siyah dut gibi) da tür tercihinde büyük kolaylık sağlamaktadır. Meyvelerdeki renkler bazen de belli bir konuda sağlık üzerine etkileriyle vurgulanmaktadır. Örneğin; beyaz renk: bağışıklığa destek; sarı renk: güzellik; yeşil renk: toksin temizleyici; turuncu renk: kanser önleyici; mor renk: uzun ömür ve kırmızı renk: kalp sağlığı için önerilmektedir .Besinler, içerdikleri yararlı kimyasalların çeşitleri açısından da farklılık göstermektedirler. Bu bilgiler, sağlıklı ve dengeli beslenme için farklı tür ve çeşitlerin tüketilmesinin önemini ortaya koymaktadır.

1)Kırmızı ve mor besinler; Antioksidan kapasitesi yüksek olan kırmızı ve mor meyve ve sebzeler, bağışıklık sistemimizi korumada oldukça etkilidir. Hastalıklara karşı vücudumuzu korur ve kırmızı kan hücrelerimizi olumlu yönde etkilerler. Ayrıca, kalp-damar sağlığımız için de oldukça etkilidir. Domates, kırmızı biber, çilek, kiraz, böğürtlen, frambuaz, yaban mersini, nar gibi besinler örnektir.

2)Sarı ve turuncu besinler; Genellikle yüksek C vitamini ve yüksek lif içerikli besinlerdir. Toksinleri vücudumuzdan uzaklaştırarak vücut direncimizi arttırırlar. Yüksek lif içeriği sayesinde bağırsak sağlığımıza da olumlu katkı sağlarlar. Limon, portakal, mandalina, ananas, sarı biber gibi besinler örnektir.

3)yeşil besinler; Yeşil besinler dediğimizde ilk aklımıza gelen koyu yeşil yapraklı bitkilerdir, oldukça zengin bir sınıftır. Lif, vitamin ve mineral içeriği oldukça yüksektir. Kansere karşı koruyucu ve K vitamini açısından zengindir. Mutlaka her öğünümüzde bulunması gerekir. Sadece yeşil yapraklı sebzelerde değil, meyvelerde de örnekleri bulunmaktadır. Brokoli, maydanoz, marul, roka, taze nane, dereotu, ıspanak, yeşil biber, yeşil erik, yeşil elma, taze fasulye, kabak gibi besinler örnektir.

4)Beyaz besinler; Beyaz besinler diyince aklınıza fazla çeşit gelmiyor olabilir ama şöyle bir düşünün. Sarımsak, soğan, karnabahar, süt, yoğurt, ayran, kefir, peynir gibi ürünlerin tamamı beyaz renkte. Enfeksiyonlardan koruyan, anti-inflamatuar etkisi olan bu besinlerin hayatımızda önemi çok büyük. Özellikle her gün 1 diş sarımsak ve 1 orta boy soğan beslenmemizde yer almalı. Ayrıca yoğurt, ayran, kefir gibi besinlerde bel-göbek çevresi incelmesinde etkili olup, probiyotik etkisi ile bağırsak floramızı düzenlemektedir.

5)Kahverengi ve siyah besinler; Bu renkler de nereden çıktı diyebilirsiniz. Haydi bir kez daha düşünelim. Kahve çekirdekleri, çörek otu, keten tohumu, keçiboynuzu, kuru üzüm ve kakao. Hepsinin faydası saymakla bitmez. Özellikle anti-kanserojen etkisi ile bilinen bu besinlerin ayrı ayrı kan şekerini dengeleme, tokluk hissi verme, bağırsak hareketlerini düzenleme, demir emilimini arttırma, tansiyonu dengeleme gibi müthiş etkileri var. Önemli olan düzenli tüketim ve miktar kontrolünün sağlanmasıdır.

 

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!

Yorum yazın

İsim (Gerekli)
Yorumunuz (Gerekli)
 

Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

Yazarın diğer yazıları